22 Ocak 2008 Salı

TOPOLOJİ HAKKINDA

Topoloji yunanca "topos" ve "logos" kelimelerinden türemiş olup KONUM BİLİMİ anlamına gelmektedir.Topoloji analizdeki deyindiğimiz kavramları soyut kümelere taşımaya yardımcı olsa da asıl amacı topolojik uzayların bazı tür dönüşümlerinde değişmeden kalan ve topolojik özellikler olarak nitelendirdiğimiz özellikleri incelemektir.
Topoloji değişmeden kalan , genellikle kullanacağımız bir deyimle invaryant özellikleri araştırır.
Başlangıçta topoloji çeşitli aksiyomlarla dolu karmakarışık bir yapı görünümündeydi .Bunları eleyip bugünkü topolojinin temelini oluşturan basit bir aksiyomatik sistemi ortaya çıkarma başarısını Alman Matematikçi FELİX HAUSDORFF (1869-1942) göstermiştir.

19 Ocak 2008 Cumartesi

Talihsiz Serüvenler



ABEL

Niels Henrik Abel 1802 ile 1829 yılları arasında yaşamış Norveçli bir matematikçi.O zamanlar genç bir insanın şöhreti yakalaması için tek çaresi Paris gibi büyük merkezlerdeki tanınmış kişilerin takdirlerini kazanabilmek.Abel de Paris'te zamanın büyük matematikçilerinden Cauchy'ye bir çalışmasını takdim eder.Oysa Cauchy kendi ünüyle meşgul,bu kuzeyden gelen genç adamın verdiği çalışmayı okumadan kaybeder.
Abel'in matematiğe katkısı eliptik integral adıyla bilinen bazı tür integrallerin kavram olarak anlaşılmasını sağlamaktan ibarettir.
Abel matematikte elde ettiği parlak sonuçlara rağmen hayatı boyunca doğru dürüst bir iş bile bulamadı.Matematikçi olarak kendisini Avrupa'daki matematik çevrelerine bir türlü kabul ettiremedi.Sonunda 27 yaşında,yokluk içinde veremden öldü.Ölümünden iki gün sonra adına bir mektup geldi;Berlin Üniversitesi'nden gönderilmiş olan mektup,Abel'in ölümünden habersiz,genç matematikçiye çalışmalarının dikkat çektiğini vekendisine ünieversitede iş teklif ettiklerini bildiriyordu.Öldükten sonra anlaşılma olgusunun bu denli tez gerçekleştiği bir daha görülmedi...


GALOİS


Fransız matematikçisi Galois 1811-1832 yılları arasında yaşadı.Abel'in çağdaşı olan bu matematikçinin doğum ve ölüm tarihlerine bakarsanız yirmi bir yıllık bir ömür sürdüğünü görür ve bu işte bir yanlışlık olduğunu düşünebilirsiniz.Hiç bir yanlışlık yok.Galois'in hayatı Brezilya dizilerine konu olmaya aday şanssızlıklarla sürüp gitmiş ve yirmibir yılda tükenmiştir.Daha onaltı yaşında iken pek çok matematik klasiği okumuş biri olmasına rağmen üniversiteye kabul edilmedi.Kendisini kanıtlamak için on yedi yaşında zamanın tanınmış matematikçilerinden Cauchy'ye verdiği makalesini Cauchy kaybetti(!) On sekiz yaşındayken bir yarışmaya soktuğu bir diğer makalesi yarışmanın hakemi Fourier ölünce kayboldu...Zorla girebildiği öğretmen okulundan okul yönetimini eleştirdiği için kovuldu.Bir dergiye sunduğu bir başka makalesi hakem ispatların içinden çıkamadığı için reddedildi.Siyasi nedenlerle iki kez hapse girip çıktı.Ve nihayet,ertesi sabah düello edeceği,o mayıs gecesi gelip çattı.
Tüm hayatı siyasi fikirler ve matematik teorileriyle geçmiş bir genç elbette "insan öldürme sanatı" üzerine bilgisizdi.Öldürüleceğini anladı.Oysa daha kafasındaki matematik fikirlerinin olgunlaştıracak zamanı olmamıştı.Bu son gece Galois arkadaşı Chevalier'e bir mektup yazdı.Bu mektupta
insanoğlunun iki bin yıldır aradığı kökler,basit cebirsel yöntemlerle bulunamayacağını göstermiştir.Galois'in mektubu "bütün bu karmaşık hesapları açmakta kendisine yarar görecek birilerinin çıkacağını umarım" sözleriyle bitmiştir.Ertesi gün düelloda vurulur.Hastanede bir gün can çekiştikten sonra ölür.Arkadaşı bu mektubu üç ay sonra yayımlasa da mektup ilgi görmez.Ancak ölümünden 24 yıl sonra onun son mektubunun içindeki karmaşayı çözmekte yarar gören ,genç yaşta ölen bu adama ilgi duyan bazı matematikçiler ortaya çıkmıştır...

16 Ocak 2008 Çarşamba

Talihsiz serüvenler(Osmanlı)

Abel ve Galois'in denklem çözümleri üzerine bilim ve teknolojinin gelişmesini etkileyen çalışmalar yaptığı sıralarda Osmanlı'da III.Selim tahta geçmiştir.Zamanın en bilgili ve en saygın bilim adamı Şanizade Ataullah Efendi'dir.Bizim topraklarda meyve veren ağacı taşlamak adetten olduğu için Ataullah Efendi de hak ettiği yerlere bir türlü gelemez.
Saray hekimi ölünce yerine onun atanması beklenirken bu gerçekleşmediği gibi saray hekimliğine atanan sadrazamın adamı hakkında dedikodu ettiği iftirasıyla sürdürülür.Padişah daha sonra durumu anlar ve Ataullah Efendi hakkında af çıkarır.Fakat Ataullah Efendi'ye af fermanını götüren görevli heyecandan şaşırıp "İtlakınıza (affınıza) ferman getirdim " diyecek yerde "İtlafınıza (idamınıza) ferman getirdim" deyiverince Ataullah Efendi fenalaşır ve ölür...