28 Şubat 2008 Perşembe

Tembelliğe Övgü

Tembellik...çalışkanlık...Bu iki kavramın anlamlarını belirli,kımıldamaz bir yere yerleştiremedim bir türlü.
Okul açısından başka,yaşam açısından başka görüntüler çıkıyor içinden.O kadar ki her iki açıda da,kendi içlerinde ayrı ayrı yollar gösteriyor.
Okulda birini önde götüren çalışkanlık,okul ile bittiğinde yaşamda bir sürüye sokuyor onu.Bitmediğinde,çalışkanlık süre süre yaratıcılığa dönüşmezse kendini yinelemeye dönüşüyor.Hırsa kapılırsa para ya da politika alanlarında yırtınıp sürünüyor.
Tembelliğin de anatomisi öbüründen ayrı tablolar çizemiyor.Yalnız ayrıldığı bir yanı var.Düşünceye sürekli zaman buluyor tembellik.Okulda tembel olanların çalışkanlara oranla yaşamdaki başarılarının çokluğu bu kanıyı destekliyor.
Bize yanlış sunmuşlar bu iki kavramı "işin özü kafayı çalıştırmaktır" diyebilirlerdi.Nasıl çalıştığını bilmeden didineni değil,ne ayarlayacağını kuran tembeli tuttuk,doğru olarak..Hadi tembelliğe devam..

Hiç yorum yok: