27 Aralık 2007 Perşembe

Kübistler Buraya

Kübizm Nedir ?


Çoğunlukla geometrik şekiller kullanan artistik stile verilen isimdir. Bütün şeklin dağıtılması, parçalanması şeklinde yorumlanabilir..1907-1914 yılları arasında Fransada İspanyol asıllı sanatçı Pablo Picasso (1881-1973) ile Fransız George Braguein (1882-1963) önderliğinde gelişen sanat akımıdır.Resimlerde geometrik şekiller esas alındığı için kübik-izm diye anılmıştır. Kübizme yön veren ilke, üçüncü boyutun tuvalin üstüne perspektifin göz yanıltıcı etkisine başvurmadan yalnız resim öğeleriyle getirebilmesidir. Öyleyse perspektif her zaman bir mekan yanıltması getirdiğinden, bundan böyle resimde ele alınmamalıdır. O nedenle resimler parçalanır, dışa katlanıp açılır, önden ve arkadan gösterilir. Biçim ise tümüyle ressamın egemenliğindedir.Artık yalnız görüldüğü ya da algılandığı gibi değil, düşünüldüğü gibi resme geçilir.


Kübizmin üzerindeki etkili olan unsurlar şu şekilde belirtilebilir.

a. Cezanne’nin resimde kullanılan nesnelerin geometrik asıllarıyla ortaya konulaşabileceği hakkındaki uyarı ve uygulamaları

b. Geleneksel Afrika sanatı

c. Pozitif bilimlerdeki başarı ve sonuçlarKübizmin amacı, nesneleri “İzleyicinin bulunduğu yerden görebileceği biçimde” değil, değişik şartlardan ve başka açılardan görülebilecek özellikleriyle de olduğunu ortaya koymaktadır.Bir anlamda resme dördüncü boyutu (zamanı) katmanın çabası vardır.

Analitik Kübizm1910-1912 yılları arasındaki kübizm nesneleri binlerce parçalara ayrıştıran çözümlemeci bir yolda gelişir. Soyut bir sanat değildir, sanatçı izleyenlere parçalamış olduğu nesneyi birleştirip bir bütün olarak algılayıp bir şeye benzetmelerini ve ortaya çıkartmalarını istiyor. Tabloya bakan insanlar parçaları birleştirerek bir bütün haline getirip bu eser şudur,şuna benziyor diyebilmelidir ve yorumları yani resimleri sadece ressam bilmeyecek, karşısındaki insanlarda bilecek. Bu yeni yöntem cisimlerin resminin yapılması ile son bağları da koparır. Artık resmin bağımsızlığına erişilmiştir.

16 Aralık 2007 Pazar

İdealizmini kaybedenlere...


Bir deniz minaresine baktığınız zaman gördüğünüz şekil genellikle bir spiraldir.Spiral, Arşimed'in zevk için çalıştığı geometrik şekillerden bir tanesi.Farklı bir açıdan bakınca gördüğünüz şekilleri helise de benzetebilirsiniz.Helis sarmaşık bitkisinin ağaca tırmanırken çizdiği eğridir.Bu eğri bir yüksekliği en kısa mesafede tırmanma problemini çözer.Geometri yalnızca ayaklarımızın dibinde değil.Bunlardan bağımsız olarak gökyüzünde de gezegenler Apollonius'un zevk için çalıştığı elips eğrileri çizerek dolaşıyorlar.



Doğa içinde böyle bir geometri olduğu için mi güzel,yoksa geometri doğanın her tarafında göründüğü için mi güzel? Pek çok kişi (ben dahil) bu soruya cevap ramak için matematikçi olur.Fakat zamanla profesyonel matematikçi bu masum soruyu unutur ve araştırma dünyasının rekabet hırsına kapılır.Bir zamanlar zevk aldığı problemler,çözmezse terfi etmeyeceği , takdir edilmeyeceği kabuslara dönüşür.Oysa otlar yine aynı uyumla ağaçların gövdelerine helisler çizip sarılmakta , gezegenler yine sessizce eliplerini çizip o inanılmaz gezilerine devam etmektedir.Kaybolan masumiyettir..

Kaynak: Sinan Sertöz Matematiğin Aydınlık Dünyası